KORBİO MÜHENDİSLİK İNŞAAT DANIŞMANLIK SANAYİ LİMİTED ŞİRKETİ
HAKKIMIZDA KATODİK KORUMA BİODİZEL PROJELER SEMİNERLER KİTAPLAR FOTOĞRAFLAR İLETİŞİM

KOROZYON MİLLİ GELİRDEN  BÜYÜK KAYIP DEMEKTİR

 
 

 

 

 

 KOROZYON

Korozyon endüstride kullanılan bütün cihaz ve malzemelerin işletme ömürlerinin azalmasına ve üretim veriminin d üşmesine neden olan endüstrinin temel ve hayati bir sorunudur. Bütün ülkelerde olduğu gibi,ülkemizde de ulusal gelirden büyük kayıplara neden olmaktadır. Korozyonla mücadele edilerek bu kayıpların önlenmesi; öncelikle mühendislerimizin korozyon konusunda eğitilerek yeterli teknik bilgi kazanmaları ile mümkün olacaktır. Ne varki ,ulus olarak bu konuda yeterli çabayı gösterdiğimiz söylenemez. Mühendislerimiz, üniversitelerimizde korozyon konusunda bilinçli olarak hazırlanmadan hatta bir çoğu korozyon dersi bile almadan  mezun olmaktadır. Bu mühendisler endüstride karşılaştıkları korozyon olaylarını bırakınız önlemeyi, olayın nedenlerini belirlemekte bile güçlük çekmektedirler.

 

         Korozyon, endüstrinin temel sorunu olarak gün geçtikçe önem kazanmakta ve korozyonla savaş bütün mühendisler için kaçınılmaz bir zorunluluk haline gelmektedir.Ancak korozyonun,metallerin doğada bulunan stabil hallerine dönme isteğinin sonucu oluşan doğal bir olay olduğu gözden uzak tutulmamalıdır. Korozyonu tam olarak yok etmek mümkün değildir. Korozyonla mücadelenin amacı ,bilim ve tekniğe dayanan koruyucu önlemler alarak metalik yapıların işletme ömrünü belli sürelerde artırmak olabilir. Bu sitenin korozyonla mücadele edecek bütün mühendislerin en büyük yardımcısı olacağını ümit  ve temenni etmekteyiz. 

 

FABRİKA TASARIMI BİZİM İŞİMİZ

Hızla büyüyen dünya nüfusu ve gelişmekte olan ülkelerin hayat standartlarını iyileştirme talepleri enerji ihtiyacını günden güne artırmıştır. Dünya fosil yakıt tüketim oranlarına bakıldığında bu oranların ülkelerin sosyo ekonomik gelişmişliklerine göre değişiklikler gösterdiği görülmektedir.

Ancak dünya enerji talebini karşılayan bu fosil yakıtların yavaş yavaş tükeniyor olması ve emisyonlarının çevre sağlığını olumsuz etkilemesi alternatif enerji kaynaklarına yönelmeye neden olmuştur. İşte bu noktada biyodizel, dizel yakıta eşdeğer motor performansı ve depolama ve taşımadaki kolaylığı ile dizel yakıta alternatif yakıt olarak karşımıza çıkmaktadır. Büyük oranla ticari ve tarım araçlarında kullanılan dizelin yerini biyodizelin alması, yanma emisyonlarının çok daha düşük olması nedeniyle çevre sağlığı açısından da çok büyük önem arz etmektedir.  

Biyodizel,  bu gibi özelliklerinden dolayı önce AB  den destek görmüş, Avrupa’da başarı kazandıktan sonra ABD’de de dizel motorlar için önemi artan bir enerji kaynağı olmuştur. Son yıllarda hızla artan biyodizel kullanımı birçok gelişmiş ülkenin enerji politikası içinde yerini almıştır. 1988 yılında küçük bir çiftçi kooperatifinin Avusturya'da 500 ton/yıl kapasiteyle kurduğu ilk biyodizel üretim tesisinde üretilmeye başlayan biyodizel, 2003 yılı itibarıyla tüm dünyada toplam 3 milyon ton üretime ulaşmıştır.